Atilla Yeşilada ve İris Cibre açıkladı: Trump kaybetti Türkiye kazanacak mı?

ABD’de gerçekleşen Kongre ara seçimlerinde dengelerin değişmesi ve çoğunluğun Demokratlara geçmesi, küresel piyasalarla birlikte Ankara-Washington hattındaki ekonomik ve diplomatik ilişki beklentilerini de yeniden şekillendirdi. Seçim sonuçlarının Türkiye’nin dış ticaretine, enflasyon patikasına, sermaye akışlarına ve dış politikasına olası etkilerini önde gelen ekonomistler Atilla Yeşilada ve İris Cibre YENİÇAĞ’a değerlendirdi.

ATİLLA YEŞİLADA: “TÜRKİYE BU SÜREÇTEN DOLAYLI YOLDAN KAZANÇLI ÇIKAR”

Ekonomist Atilla Yeşilada, Kongre’yi kaybeden Trump’ın hareket alanının daralacağını, bunun da Türkiye’ye enerji maliyetleri ve bölgesel diplomasi üzerinden olumlu yansıyacağını belirtti:

“Yeni Kongre’nin bütçe ve harcama yasalarını veto etmek gibi Trump’ın işini zorlaştıracak birçok kaldıracı var. Kongre’nin bu gücü İran konusunda kullanmasıyla petrolde kademeli bir düşüş görebiliriz. Petrolün 60-70 dolar bandına gerilemesi, Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın hesapladığı enerji kaynaklı 7 puanlık enflasyon yükünü geri almamızı sağlar. Bu durum Türkiye’nin enflasyon mücadelesine doğrudan katkı sunacaktır.”

KATSA YAPTIRIMLARI VE F-35 SÜRECİ

Piyasadaki genel kanının aksine Demokrat bir Kongre ile çalışmanın Türkiye için daha avantajlı olabileceğini savunan Yeşilada, KATSA ve F-35 konusuna açıklık getirdi:

“Uzmanların çoğu Demokrat bir Kongre ile ilişkilerin bozulacağını düşünüyor ancak ben katılmıyorum. Demokratlar Türkiye’ye soğuk bakabilir ama İsrail’e daha da soğuk bakıyorlar. İsrail’in artık Kongre’yi Türkiye’ye F-35 veya silah satışını engelleme konusunda ikna edecek gücü yok. KATSA yaptırımlarına gelince; bence yaptırımlar zaten çoktan kaldırılabilirdi. Ankara, ara seçimlerde Trump’ın kazanıp daha avantajlı koşullar sunmasını bekledi. Ancak S-400’lerin İncirlik’e transferi veya NATO kontrolüne geçmesi karşılığında yeni Kongre’nin KATSA’nın kaldırılmasına ciddi bir engel çıkaracağını düşünmüyorum.”

ORTA DOĞU VE ZENGEZUR KORİDORU

ABD’nin askeri ve stratejik odak noktasını Çin’e kaydırmak istediğini belirten Yeşilada, Türkiye’nin bölgesel rolünün artacağını vurguladı:

“Trump ve Kongre’nin anlaştığı nadir konulardan biri Orta Doğu’dan çekilip Çin ile rekabete odaklanmak. ABD arkasında sürekli savaşan bir bölge bırakmak istemez. Bu noktada iki önemli gelişme yaşanacak: Birincisi, Zengezur Koridoru projesine ABD büyük destek verecek ve Azerbaycan-Ermenistan barışını zorlayacak; bu Türkiye için harika bir senaryo. İkincisi, Irak ve Suriye’de ABD’nin teşvikiyle Türkiye’ye alan açılacak. Bu ülkelerin enerjisini Akdeniz ve Avrupa’ya nakledecek kadro ve altyapı sadece Türkiye’de var. Özetle; bu seçimden en büyük zararı Putin görecek, Türkiye ise kazananlar listesinde yer alacaktır.”

İRİS CİBRE: “DIŞ POLİTİKADA RİSKLER VE ENERJİDE KATILIK DEVAM EDEBİLİR”

Ekonomist İris Cibre ise yetki devri sürecindeki belirsizliklere dikkat çekerek, dış politika ve emtia piyasaları açısından daha temkinli bir tablo çizdi:

“Görev devrine kadar geçecek iki aylık sürede Trump’ın daha agresif ve kararnamelerle hareket ettiği bir ‘topal ördek’ dönemi göreceğiz. Demokratların hükümetimizle geçmişte çok iyi ilişkileri olmadı. Bu nedenle dış politikada sahip olduğumuz manevra gücü bir miktar törpülenebilir.”

KATSA, F-35 VE BÖLGESEL ÇEKİLME ELEŞTİRİSİ

Yeşilada’nın bölgesel devir ve yaptırımların kalkması yönündeki görüşlerine katılmadığını ifade eden Cibre, Senato engelinin altını çizdi:

“Demokratların Senato’da güçlenmesiyle F-35 ve F-16 süreçlerinin geçme ihtimali ne yazık ki ortadan kalkmış gibi görünüyor. Bu nedenle KATSA ve silah teslimatları konusunda Yeşilada’nın iyimser görüşüne katılamıyorum. Ayrıca ‘Demokratlar Orta Doğu’dan çekilecek ve Türkiye’ye devredecek’ beklentisi de gerçekçi değil. Trump harcamaları kesmek istese de veto hakkını kullanarak bütçe krizleri çıkarabilir. İran savaşının ve jeopolitik risklerin bir günde bitmesi mümkün değil.”

PETROL FİYATLARI VE FİNANSMAN MALİYETLERİ

Petrol fiyatlarında sert bir düşüş beklemediğini belirten Cibre, finansal piyasalar açısından olumlu bir noktaya işaret etti:

“Demokratların yeşil dönüşüm politikaları fosil yakıt arzını düşürebilir. Ayrıca ülkelerin eriyen petrol rezervlerini yeniden doldurması gerekecek. Bu nedenlerle petrolde 100 dolar seviyelerinin bir süre daha korunmasını bekliyorum. Ancak Türkiye için net pozitif olan alan ABD tahvil faizlerindeki gerilemedir. ABD tahvil faizlerinin düşmesi, Türkiye’nin dış borçlanma maliyetlerini rahatlatacak ve ‘carry trade’ getirisi açısından olumlu bir zemin yaratacaktır.”

Ekonomistlerden aldığımız görüşler doğrultusunda, ABD seçim sonuçlarının Türkiye ekonomisine doğrudan bir kriz ya da ani bir kur şoku getirmeyeceği kesinleşirken;

Atilla Yeşilada; enerji maliyetlerinin düşüşü, Karadeniz ticaretinin açılması, Zengezur Koridoru ve KATSA yaptırımlarının çözümü üzerinden Türkiye için net olumlu bir tablo çiziyor.

İris Cibre; dış politikadaki tıkanıklıklar, F-35/F-16 engelleri ve yüksek kalmaya devam edebilecek petrol fiyatları nedeniyle risklerin korunduğunu, ancak ABD tahvil faizlerindeki düşüşün borçlanma maliyetlerimizi iyileştireceğini vurguluyor.