Mısır’a üretim göçü iddialarına sektör temsilcilerinden ‘Kitlesel yatırım taşınması yaşanmıyor’ yanıtı

Mısır, düşük üretim maliyetleri, ABD pazarına sağladığı gümrük avantajları ve yatırım teşvikleriyle son yıllarda cazibesini artırsa da Türkiye’den bu ülkeye kitlesel bir hazır giyim yatırım göçü yaşandığını söylemek mümkün değil. Ülkede faaliyet gösteren 15-20 Türk tekstil ve konfeksiyon firması, Mısır’ın toplam tekstil ve hazır giyim ihracatının yaklaşık yüzde 40-50’sini gerçekleştirirken, bu yatırımların yaklaşık yüzde 80’i sanıldığının aksine son yıllarda değil, 2007 döneminde ülkeye giden şirketlerden oluşuyor. Bu nedenle Mısır’daki üretim ve ihracat artışının temelini yeni yatırımlardan çok, yıllar önce yapılan Türk yatırımlarının kapasite artışları oluşturuyor. DEİK/Türkiye-Mısır İş Konseyi Başkanı Mustafa Denizer de son 3-4 yılda Türkiye’nin yaşadığı 15-20 milyar dolarlık üretim ve ihracat kaybının yalnızca 300-500 milyon dolarlık bölümünün Mısır’a kaydığını vurguladı.

ALTERNATİF ÜRETİM MERKEZİ

Ekonomim’den Yenere Karadeniz’in haberine göre, hazır giyim ve tekstilde alternatif üretim merkezlerine yönelen markalar için Mısır, son yıllarda gerek düşük üretim maliyetleri gerekse coğrafi yakınlık ve gümrük avantajları nedeni ile önemli bir alternatif üretim merkezlerinden biri olarak öne çıktı. Ancak bunun adeta bir yatırım göçü olarak adlandırılması gerçeklikten uzak bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor. DEİK/Türkiye-Mısır İş Konseyi Başkanı Mustafa Denizer, Mısır’daki ana Türk yatırımlarının tekstil ve konfeksiyon üzerine olduğunu ancak bunların da 2007 senesinden itibaren oraya giden yatırımlardan oluştuğunu söyledi. Denizer, “Zaten o gün ülkeye giden yatırımlar da bugün toplam yatırımın en az yüzde 70-80’ini oluşturuyor. 15-20 tane Türk firması Mısır’ın toplam tekstil ve konfeksiyon ihracatının neredeyse yüzde 40-50’sini kontrol eder durumda. 100 bin kişiye yakın da istihdam sağlıyor. O dönemde gidenler yatırımlarını büyüterek devam ettiler” açıklamasında bulundu.

3-5 TANE ÖNEMLİ YATIRIM VAR

Denizer, şöyle devam etti: “2022’den sonra 3-5 tane önemli yatırım var. Bunların birkaç tanesi konfeksiyon, birkaç tanesi çorap sektörü. Ama diğer yatırımlar belki 20-30 tane de ufak, 50 kişilik, 100 kişilik atölye tarzı dediğimiz yatırımlar var özellikle örme sektöründe. Ama esas ana yatırımlar eski giden yatırımlardı. Onların zaten hacmi hâlâ çok büyük.”

Son dönemde dile getirilen “Mısır’a giden firmalar başarısız oldu ve geri dönüyor” yönündeki değerlendirmelere de karşı çıkan Denizer, mevcut yatırımcıların büyümeyi sürdürdüğünü söyledi. Denizer, “Gidenler büyüyor. Şu an birçok ufak firma deneme üretimi yapıyor. Bir yer kiralamış, bir iki kişi bir Mısırlı ile hafif bir ortaklık yapmış. Bunların meyvesini vermesi tabii ki 3-5 sene sürer. Ama greenfield dediğimiz öyle büyük, 10-20-30 milyon dolarlık büyük yatırım birkaç tane var; onlar da zaten şu an inşaat aşamasında…” dedi.

Mısır’ın konfeksiyon sektörü ihracatı 2025 yılında yüzde 20’nin üzerinde artarak 3,4 milyar dolara ulaşırken bunun 389 milyon dolarlık kısmı Türkiye’ye gerçekleştirildi ve Türkiye ülke ihracatından yaklaşık yüzde 11,5 pay aldı. Denizer, “Türkiye’ye de ürün gidiyor. Ama Türkiye’nin oraya sattığı tekstilin yanında oradan gelen konfeksiyonu karşılaştırdığınız zaman neredeyse çok dengeli. Yani Türkiye son 3-4 yılda iç piyasa ve ihracat dâhil 15-20 milyar dolar ve 400 bin istihdam kaybı yaşarken Mısır bu payın anca 300-500 milyon dolarını almıştır. Daha fazlasını değil, esas kayıp diğer ülkelere gitti. Bunu da özellikle belirtmek isterim.”

DOĞRUDAN YATIRIM 4 MİLYAR DOLARI BULDU

Denizer, Mısır’ın yatırımcılar açısından en önemli avantajının düşük üretim maliyetleri olduğuna dikkat çekti. Özellikle konfeksiyonda işçilik maliyetlerinin Türkiye’nin yaklaşık sekizde biri seviyesinde olduğunu belirten Denizer, Avrupa Birliği, ABD ve Mercosur başta olmak üzere birçok ülkeyle serbest ticaret anlaşmasına sahip olmasının ihracat açısından önemli avantaj sağladığını vurguladı. Denizer, “Mısır Devleti çok özel bir teşvik vermiyor. Her şeyi parayla; arsanı da parayla alıyorsun, binanı da parayla yapıyorsun. Ama hani enerji maliyetleri, işçilik maliyetleri tabii ki düşük. Bunun yanında işler iyi giderse 3-5 sene sonra düzgün bilançosu olan şirketler, Mısır’ın yerel bankalarından da kredi kullanabiliyor. Türklerin Mısır’a direkt yatırımı 3,5-4 milyar dolar oldu. Bunun çok önemli bir kısmı tekstildir. Ama bunun yanında 1,2 milyar dolar da oradaki yatırımcılarımız Mısır bankalarından kredi kullanıyor.

Mısır’ın finans kaynaklarıyla, Mısır’daki Türklerin yatırımları büyüyerek devam ediyor. Ancak bu göç konusu gerçekten yanlış. Evet, çok fizibilite yapılıyor çünkü orada başarılı olan şirketler bir benchmark oluşturuyor. Öyle gidip bakan çok, araştırma yapan çok. Ama fiilen bunu yatırıma döken şirket sayısı irili ufaklı 100-150 tanedir. Bunlar arasında pimapenden porselene, tekstilden inşaata kadar çok farklı sektörler var. Orada bir şekilde deneme üretimi yapmaya başlamıştır; ama dediğim gibi bu bir göç değil. Onların toplam yatırımı 2007 sonrasında giden Türklerin toplam yatırımının yanında hâlâ çok ufak. Öte yandan Mısır’ın konfeksiyon üretiminde çok çeşitlilik yok. Penye grubunda basit ürünler, basic ürünler, denim grubu var. Ama öyle kadın abiyeydi, erkek klasikti, çoraptı gibi ürünler henüz mevcut değil” ifadelerini kullandı.

PAŞAHAN: MISIR GÖÇÜ GERÇEĞİ YANSITMIYOR

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Paşahan da son dönemde sıkça gündeme gelen Mısır’a üretim kaçıyor tartışmalarının gerçeği yansıtmadığını savundu. Mısır yatırımlarının büyük bölümünün 2004-2012 döneminde gerçekleştiğini belirten İHKİB Başkanı Paşahan, son dönemde giden firma sayısının bir elin parmaklarını geçmeyecek düzeyde olduğunu söyledi. Paşahan, “Bana soracak olursanız bu yazılanların yüzde 98’i yalan. Bu kadar net söylüyorum. Bunu söyleyen, bunları ortaya koyan kişi gelsin bana anlatsın. Mısır’a kaç tane firma gitmiş? Mısır meselesi zaten bugün başlayan bir mesele değil. Mısır meselesi daha çok 2004-2007 yılları arasında giden firmalardan oluşuyor. Onlar orada büyümüştür, doğrudur. Bugün yeni firmalardan gidenler de bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar sayıdadır” dedi. Üretimini yurt dışına taşıyan firmaların da bunu isteyerek değil, maliyet baskısı nedeniyle yaptığını ifade eden Paşahan, “Bir firma gidiyorsa bunun sebebi maliyetleri tutturamamasıdır. Kimse keyfinden üretimini başka ülkeye taşımıyor. Maliyetleri tutturamadığında müşteri zorluyor ve bu firmamız buraya kendi isteğiyle değil mecburiyetten gidiyor” dedi.

patronlardunyasi.com

yok

Author: Burak Arslan