Hazar Gölü Tehdit Altında: Cengiz Projesi Ekosistemi Yok Ediyor

22 Mayıs 2026 tarihinde Çevre Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi, Diyarbakır Ekoloji Meclisi ve Diyarbakır Barosu, Elazığ’ın Gezin bölgesinde başlatılan maden sevkiyatı nedeniyle gerçekleştirilen ağaç kesimleri ve demiryolu inşaatlarına karşı seslerini yükseltti. Bu kurumlar, Hazar Gölü Havzası’nda yürütülen faaliyetlerin sulak alanları, tarım arazilerini ve bölgedeki endemik türleri tehdit ettiğini belirterek “Ekolojik yıkım projesi derhal durdurulmalıdır” çağrısında bulundu.

“HAZAR GÖLÜ HAVZASI AÇIKÇA RİSK ALTINDA” Çevre Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi Eş Başkanı Nevroz Kavak, bölgede artan demiryolu genişletme çalışmaları ve ağaç kesimlerinin ciddi ekolojik riskler barındırdığını vurguladı. Kavak, Elazığ’ın Maden ilçesinden çıkarılacak bakır, altın ve çinko madenlerinin yaklaşık 20-25 kilometre mesafedeki Gezin bölgesine taşınmasının planlandığını belirterek, “Gezin Tren İstasyonu etrafındaki çalışmalar yalnızca bir lojistik faaliyet değil. Bu müdahaleler, Bermaz Ovası ve Hazar Gölü Havzası üzerinde doğrudan ve dolaylı etkiler yaratacaktır” dedi. Açıklamada ayrıca, bakır konsantresinin yaratacağı ağır metal kirliliğinin Hazar Gölü su ekosistemine vereceği zararın altı çizildi.

“ENDEMİK TÜRLERİN GELECEĞİ TEHLİKEDE” Bölgenin yalnızca doğal sit alanı olduğu değil, aynı zamanda önemli bir tarım ve yaşam havzası olduğuna dikkat çekildi. Gezin çevresindeki ekosistemin birçok endemik türe ev sahipliği yaptığı ifade edilirken, projenin hayata geçmesi durumunda tescilli “Geven Balı” üretiminin de tehlikeye girebileceği belirtildi. Kurumlar, “Bu çalışma sadece Hazar Gölü ve çevresindeki ekosistemi değil, Dicle’den Şattülarap’a kadar geniş bir bölgede kirlilik ve risk potansiyeli taşımaktadır” uyarısında bulundu.

ÇED SÜRECİ VE İZİNLER HAKKINDA SORULAR YÖNETİLDİ Çevre örgütleri ve hukukçular, projeye ilişkin birçok sorunun yanıtsız bırakıldığını belirtti. Açıklamada şu sorular gündeme getirildi: “Çalışmaların yapıldığı alanların sit ve sulak alan statüsü göz ardı mı edildi? Demiryolu genişletme faaliyetleri için ÇED süreçleri nasıl işletildi? Kamuoyuna açık katılım toplantıları şeffaf bir şekilde yapıldı mı? Bölgedeki ağaç kesimlerinden ne kadar alan etkilendi? Tarım arazileri ve endemik türler için hangi koruma önlemleri alındı?”

“DOĞA ŞİRKETLERİN ÇIKARLARINA KURBAN EDİLEMEZ” Açıklamada, kamu yararı ve yaşam hakkının şirket faaliyetlerinin gerisinde bırakılmaması gerektiği vurgulanarak yetkililere çağrıda bulunuldu. Bölgedeki ağaç kesimlerinin ve doğa tahribatının derhal durdurulması talep edilirken, sürecin bilimsel, şeffaf ve katılımcı bir şekilde yürütülmesi istendi. Kurumlar ortak açıklamalarında, “Hazar Gölü sadece Elazığ’ın değil, tüm ülkenin doğal mirasıdır. Doğal varlıklarımızı kısa vadeli ekonomik çıkarlar uğruna geri dönüşü olmayan biçimde tahrip etmek, geleceğe karşı işlenmiş bir sorumsuzluk olacaktır” ifadelerini kullandı.

“RANT PROJELERİNİ KABUL ETMİYORUZ” Açıklamanın sonunda, Gezin’de yürütülen faaliyetlerin bölge halkının yaşamını doğrudan tehdit ettiği belirtildi ve şu mesaj verildi: “Gezin’in havasını, suyunu ve toprağını yok edecek; çiftçilerini üretimden uzaklaştıracak ve gelecek nesillere zehirli yaşam alanları bırakacak hiçbir rant projesini kabul etmiyoruz.”